Yılın Düğünü
Bizim için, güzelden öte istediğimiz gibi, değişik bir düğün oldu. Davetlilerden gelen güzel tepkiler de hoşumuza gitti tabii. “Yılın düğünü” 10 Şubat 2010 öğle saatlerinde Hülya’nın Mersin’den gelmesiyle başladı. Düğün öncesi hazırlanmamızı kare kare fotoğraflayan Hülya’ya çok teşekkürler.
Makyajımı yapması için ablamın yanına gittim.
Sonra ben gelinliğimi Uğur da “damatlığı”nı giyip Çukurova Üniversitesi kampusune gittik. Oranın manzarası güzeldir. Uğur ile beraber açık alanda onlarca kare çekildik.

Havanın kararması ile çekimi bitirmek zorunda kaldık ve giysileri çıkarıp otelin kuaförüne gittik. Gelin olduğumu söylemeden su dalgası fonu çektirdim. Gelin olduğunuzu söylemeyince 15 tl ile kurtuluyorsunuz.
Uğur zaten kendi tıraşını kendi oldu. (Beleşçi
)Hülya bu arada fotoğraf çekmeye devam ediyor tabi.

Kuaförden sonra odaya çıktım ben. Uğur hazırlıkları tamamlamaya çalışıyordu bu arada.
Uğur da odaya gelince önce giriş dansımızı nasıl yapacağımızı denedik ve gelinlik damatlık ve ayakkabıları da giyince hazırlığımız tamamlandı.
Yeşim ve Sevgi biraz geç geldiler otele. Odada hazırlandılar hızlıca.
Bize de salondan hadi gelin çağrılarıyla salona çıkmaya yöneldik.
Giriş müziği çalmaya başlayınca Uğur ile, sanırım 10-15’e kadar saydık ve çok fazla heyecanla içeri girdik. Siz zıplayarak diyebilirsiniz doğal olarak ama yavaş koşarak girmekti amacımız. Olmadı biliyoruz. Neyse olsun o kadar da canım. Bu girişi de prova yapmalıymışız aslında.
Nikâh memuru bekliyordu bizi o arada, şahitler yoktu ama memurunda beklemeye niyeti yoktu. Biz de salondan 2 kişiye şahitlik yapması için rica ettik. Ve imzalar atıldı, evlilik cüzdanını kaptık.
Canlı müzik eşliğinde dans edildi. Müziğin çok yüksek olmaması nedeni ile kimsenin başı ağırmadı. İsteyen dans etti, isteyen içkilerini içip muhabbet etti, isteyen manzaranın keyfini çıkardı. Bir düğüne benzemedi zaten günlük bir parti havasında geçti.
Kare bulmaca pastamızı da kestik, keşke pasta ile o dandik köpüklü şarap yerine bira bardaklarını tokuştursaydık
Zaten bütün müzikler Uğur’un seçimiydi (hatırlatalım!). Düğün biterken çiçeğimi atma kısmına geldik papatyalarımı da çok sevmiştim aslında ama ne yapalım alacak kişiye şans getirecekse ayrılırım. Bekâr kızlarımızı toplayıp üçe kadar saydım ve attım ve çiçek Sevgi’nin oldu. Sevgiiiii; bana baaaak çiçeğimi saklıyorsun değil mi?
Vedalaşmalar tebrikler derken düğün bitti.
İrem’i hiç yazmadım çünkü hep yanımdaydı ayrılırken üzgün gözlerle bize geleceksin dimi gel tamam mı dedi durdu.
Yılın düğünü de böylelikle bitti. Yılın düğünü deyip duruyorum ama aslında bunu biz demiyoruz, Seyhan Oteli tarafından yılın düğünü seçilmiş. Tabi bizim için zaten yılın değil asrın düğünü bu. Ne de olsa bizim düğünümüz!
















